AYRINTILI AÇIKLAMA
Sorumluluk sigortası nasıl çalışır?
Diğer poliçeler sigortalının kendi malını korur; sorumluluk sigortası sigortalının başkasına verdiği zararı karşılar. Ürün sorumluluğu, işveren sorumluluğu, mesleki sorumluluk, üçüncü şahıs mali mesuliyet ve yönetici sorumluluğu bu ailenin üyeleridir. Ortak özellikleri şudur: zarar sigortalının kendi bilançosunda değil, karşı tarafın talebinde doğar ve talep çoğu zaman yıllar sonra gelir. Bu yüzden poliçenin hangi esasa göre işlediği kritiktir; olayın gerçekleştiği yıla mı yoksa talebin geldiği yıla mı bakılacağı teminat olup olmamasını belirler.
Talep esaslı poliçede retroaktif tarih ve ek bildirim süresi
Talep esasına göre çalışan bir sözleşmede teminatı belirleyen an, zararın doğduğu gün değil, talebin sigortacıya iletildiği gündür. Bu kurgunun iki ayarı vardır ve poliçenin gerçek kapsamı çoğu zaman bu iki satırda saklıdır.
Birincisi retroaktif tarihtir: o tarihten sonra gerçekleşen olaylardan doğan talepler karşılanır, öncesi dışarıda kalır; yenilemede bu tarihin geriye taşınabilmesi sigortalının kazancıdır. İkincisi ek bildirim süresidir ve sözleşme sona erdikten sonra gelen taleplerin belirli bir süre daha karşılanmasını sağlar. Sigortacı değiştirilirken en sık atlanan yer burasıdır.
Savunma masrafı limitin içinde mi, dışında mı?
Bu ailede maliyetin büyük bölümü çoğu zaman ödenen tazminattan değil, sürecin kendisinden doğar: avukat, bilirkişi, teknik rapor ve yıllara yayılan yargılama. Sözleşmenin bu gideri nasıl ele aldığı, teminat tutarından daha belirleyici olabilir.
İki kurgu vardır. Masraf limitin içinde sayılıyorsa savunmaya harcanan her tutar zarar için kalan kapasiteyi azaltır ve dosya sonuçlandığında limit tükenmiş olabilir. Limitin dışında tanımlanmışsa teminat bütünüyle zarar için ayrılmış kalır. İki teklif arasındaki fiyat farkının bir bölümü doğrudan bu satırdan gelir.
Seri hasar: birden çok talebin tek olay sayılması
Aynı kusurun çok sayıda kişiyi etkilediği durumlarda kritik soru şudur: bu tek bir olay mı, yoksa yüzlerce ayrı olay mı? Cevap hem limitin kaç kez kullanılacağını hem de kaç kez indirim uygulanacağını değiştirir.
Sözleşmeler bu yüzden seri hasar tanımı yapar: ortak sebepten doğan talepler tek olay kabul edilir ve tek limit içinde karşılanır. Sigortalı açısından iyi haber muafiyetin bir kez uygulanmasıdır; kötü haber limitin de bir kez işlemesidir. Olayın hangi tarihte gerçekleştiği kabul edilirse o yılın poliçesi çalışır.
Zorunlu tutulan poliçeler ve limitin büyüklük sorunu
Bazı faaliyetlerde bu teminat tarafların tercihine bırakılmaz; belirli meslekler ve zarar verme potansiyeli yüksek işler için sözleşme yapılması aranır. Zorunluluk teminatın yeterli olduğu anlamına gelmez: asgari limitler tabanı belirler, tavanı değil.
Limitin asıl sınandığı yer, tek bir olayın çok sayıda kişiyi etkileyebildiği alanlardır. Anadolu Sigorta Sorumluluk, Havacılık ve Özel Riskler Müdürü Serdar Tüfekçi, havacılıkta teminatın nasıl kurulduğunu anlatıyor; bu ölçekteki riskler tek bir şirketin bilançosunda tutulmaz, reasürans yoluyla paylaşılır.
Limit neye göre seçilir: bilanço değil, karşı tarafın talebi
Yaygın hata limiti şirketin cirosuna ya da öz kaynağına göre belirlemektir. Oysa ödenecek tutarı sigortalının büyüklüğü değil, zarar görenin talebi ve mahkemenin takdiri belirler; küçük bir işletme de kapasitesini kat kat aşan bir talebin muhatabı olabilir.
Doğru yaklaşım en kötü senaryoyu tarif etmekle başlar: faaliyet en fazla kaç kişiyi etkileyebilir, zarar bedeni mi maddi mi, tek seferde mi yoksa yayılarak mı doğar. Bu soruların cevabı risk yönetiminin konusudur ve limit kararı ancak ondan sonra anlam kazanır. Talebin hukuki çerçevesini avukat Çağlar Kaçar, poliçenin sınırları üzerinden ele alıyor.
Ürün sorumluluğu: zarar üründen doğduğunda
Ailenin en geniş kapsamlı üyelerinden biri, satılan bir ürünün kullanıcısına zarar vermesi hâlinde devreye girer. Yükümlülük üreticide kalmaz; ithalatçı ve kimi durumda dağıtıcı da zincir içinde muhatap olabilir.
Bu teminatın ayırt edici yükü toplatmadır: kusurlu ürünün piyasadan geri çağrılması, ödenecek zarardan bağımsız ve çoğu zaman ondan büyük bir masraf üretir; poliçede ayrıca satın alınması gereken bir kalemdir. İhracat yapan üretici içinse belirleyici olan, teminatın hangi ülkelerin yargı yetkisini kapsadığıdır.
Sık sorulan sorular
İhtiyari mali mesuliyet ile üçüncü şahıs sorumluluğu aynı şey mi?
Aynı mantığı paylaşırlar ama konuları farklıdır: ihtiyari mali mesuliyet motorlu araç kullanımından doğan zararlarda zorunlu poliçenin limitini yükseltir. Üçüncü şahıs mali mesuliyet ise bir işletmenin faaliyetinden, tesisinden ya da ürününden doğan zararları konu alır. Biri araca, diğeri faaliyete bağlanır.
Şirket adına düzenlenen poliçe çalışanı da kapsar mı?
Çoğu sözleşmede çalışanlar, görevleri sırasında üçüncü kişilere verdikleri zararlar bakımından sigortalı sayılır; sınırı poliçedeki sigortalı tanımı çizer. Alt yüklenici çalışanları ve geçici görevlendirilen kişiler otomatik olarak dâhil olmayabilir. Bu tanım, işe başlamadan önce okunması gereken satırlardandır.
Manevi tazminat teminat kapsamında mı?
Kapsanabilir ama otomatik değildir; birçok poliçede ayrıca işaretlenmesi ve çoğu zaman alt limitle sınırlanması gereken bir kalemdir. Bedeni zararların söz konusu olduğu dosyalarda bu kalem toplamı belirgin biçimde büyütür. Teklif karşılaştırırken bakılacak yerlerden biri, manevi zararın hangi limitle yazıldığıdır.
Poliçem bittikten sonra gelen talep ne oluyor?
Cevap sözleşmenin hangi esasa göre kurulduğuna bağlıdır: olay esaslı bir poliçede olayın gerçekleştiği yılın sözleşmesi çalışır, talep esaslı bir poliçede ise talebin geldiği tarihte yürürlükte bir sözleşme bulunması gerekir. İkinci durumda ek bildirim süresi alınmamışsa boşluk doğar ve talep karşılıksız kalır.


