İçeriğe atla
Sitede ara
Menü

SÖZLÜK

Katastrofik risk Nedir?

KISA TANIM

Tek bir olayın aynı anda çok sayıda poliçeyi tetikleyerek birikimli büyük hasar yaratma ihtimalidir.

AYRINTILI AÇIKLAMA

Katastrofik risk nasıl çalışır?

Deprem, sel, fırtına ve orman yangını tipik örneklerdir. Normal hasarlar birbirinden bağımsız gerçekleşir ve istatistikle yönetilir; katastrofik riskte ise hepsi aynı gün gelir. Bu yüzden sigortacılar bir bölgede ne kadar poliçe tuttuklarını sürekli ölçer, reasüransla yükü paylaşır ve modelleme yaptırır. Türkiye'de bu başlık teorik değildir: deprem hem hane bütçesinin hem sektör bilançosunun ortak sınavıdır.

Bir olayı ayıran şey büyüklüğü değil, dönüş periyodu

Teknik dilde bir olayın şiddeti, ne kadar sık beklendiğine göre adlandırılır: yüz yılda bir görülen sel denilen şey, herhangi bir yılda gerçekleşme olasılığı yüzde bir olan sel demektir. Bu ifade en çok yanlış anlaşılan kavramlardan biridir, çünkü olayın yüz yıl boyunca tekrar etmeyeceği anlamına gelmez; art arda iki yılda da yaşanabilir, olasılık her yıl sıfırdan işler.

Asıl mesele bu olasılığın sabit kalmadığının anlaşılmasıdır. Yağış rejimi ve sıcaklık ortalamaları değiştikçe, geçmiş kayıtlardan hesaplanan dönüş periyotları bugünkü gerçeği tarif etmemeye başlar. Alkazar CEO'su Güven Fidan, bugün kurulan bir tesisin otuz yıl sonraki iklim koşullarında nerede duracağını bu soru üzerinden ele alıyor: yatırım kararının ömrü, riskin hesaplandığı verinin ömründen uzun.

İkincil tehlikeler artık ikincil değil

Sektör uzun süre büyük hasarı deprem ve kasırga gibi tek seferde çok büyük yıkım yaratan olaylardan bekledi; sel, dolu, fırtına ve orman yangını ikincil tehlike sayıldı. Bu ayrım artık toplamı açıklamıyor. Tek başına büyük görünmeyen ama sık tekrarlayan olaylar, yıl sonunda tek bir büyük depremle karşılaştırılabilir bir hasar tutarı üretebiliyor.

Türkiye'de bunun karşılığı somuttur: dere yataklarına yayılmış yapılaşma, hızlı kentleşmeyle geçirimsiz hâle gelen zemin ve tarımsal alanları vuran dolu, deprem gündeminin gölgesinde kalan ama sıklığı yüksek kalemlerdir. Sık ve orta büyüklükteki olayların yönetimi farklıdır: bunlar için ana araç büyük sermaye değil, önlem ve doğru fiyatlamadır.

Kaç tane olay sayılıyor? Saat penceresi meselesi

Üç gün süren bir fırtınanın farklı saatlerde yarattığı zararların tek bir olay mı yoksa ayrı olaylar mı sayılacağı, teorik bir tartışma değildir. Cevap doğrudan ödemeyi belirler: tek olay sayılırsa muafiyet bir kez düşülür ama olay başına limit bir kez uygulanır; ayrı olaylar sayılırsa muafiyet her seferinde yeniden kesilir.

Bu yüzden hem poliçelerde hem reasürans sözleşmelerinde, aynı olaya bağlanacak zararların hangi saat penceresi içinde gerçekleşmiş olması gerektiğini tanımlayan bir kloz bulunur ve pencere tehlike türüne göre değişir. Deprem gibi artçıların günlerce sürdüğü olaylarda pencere geniş, fırtınada dardır. Büyük afet sonrasında ödemelerin gecikmesinin bir sebebi, dosyaların bu tanıma göre gruplandırılmasıdır.

Afetten sonra hasar neden ilk tahminden büyük çıkar?

Afetin ikinci dalgası fiyatlardadır. Aynı anda binlerce yapının onarıma girmesi, inşaat malzemesi ve nitelikli işçilik talebini bölgede kısa sürede patlatır; aynı işin maliyeti afetten önceki fiyatın belirgin biçimde üstüne çıkar. Buna eksper, müteahhit ve makine kapasitesinin yetersizliği eklendiğinde onarım süresi de uzar.

Bu mekanizma, hasarın önlenebilir kısmını daha da değerli kılar. Allianz Teknik Direktörü Dr. Ceyhun Eren, risk mühendisliğinin afet hasarını nasıl azalttığını anlatıyor: bir tesiste yapılan güçlendirme, sadece kendi zararını değil, kıt kaynaklara yüklenen talebi de azaltır. Sigortacının teknik ekiple sahaya inmesi, poliçe satmaktan çok riski küçültme işidir.

Sigortalı tarafında yapılabilecek olan

Katastrofik riskte poliçe son savunma hattıdır; ondan önce gelen üç halka vardır. Birincisi konum kararıdır: dere yatağı, fay hattına yakınlık ve zemin sınıfı, sonradan hiçbir teminatla telafi edilemeyecek biçimde riski belirler. İkincisi yapının kendisi, üçüncüsü ise olay anındaki hazırlıktır.

Üçüncü halkada saniyeler bile ölçülebilir bir fark yaratır. EDIS Afet Teknolojileri Kurucusu Ali Emre Erişen, deprem dalgası gelmeden önce verilen uyarının asansörü durdurmaya, hattı kesmeye ve insanları güvenli noktaya almaya yettiğini anlatıyor. Sigorta bu halkaların hiçbirinin yerine geçmez; onların azaltamadığı mali kaybı üstlenir.

Sık sorulan sorular

Depremden sonra çıkan yangın deprem teminatından mı ödenir?

Nedensellik zinciri belirleyicidir: yangının kaynağı depremse zarar deprem teminatının konusudur ve o teminat poliçede yoksa yangın teminatı bulunsa bile ödeme tartışmalı hâle gelir. Bu ayrım, deprem teminatı almamış işletmelerin en sık karşılaştığı sürprizdir. Zorunlu deprem sisteminde ise depreme bağlı yangın, infilak ve yer kayması açıkça kapsama alınmıştır.

Aynı yıl iki afet olursa teminatım tükenir mi?

Poliçede olay başına limitin yanında yıllık toplam bir limit varsa, ilk afette kullanılan tutar ikinci afet için kalan kapasiteyi azaltır. Bazı ürünlerde limit, ek prim ödenerek yeniden yükseltilebilir; bu imkânın bulunup bulunmadığı poliçe düzenlenirken sorulmalıdır. İki rakamın aynı olduğu poliçelerde tek bir büyük olay yılın tamamını tüketebilir.

Afet sonrası hasar ödemem neden daha yavaş ilerliyor?

Sıradan bir dosyada eksper birkaç gün içinde sahaya çıkar; büyük bir afette aynı bölgede aynı anda binlerce dosya açılır ve eksper kapasitesi sınırlıdır. Buna ulaşım güçlüğü, elektrik ve iletişim kesintileri, ayrıca dosyaların olay tanımına göre gruplandırılması eklenir. Süreci hızlandıran tek şey, hasarın oluştuğu hâlin fotoğraf ve kayıtla belgelenmiş olmasıdır.

LinkedInXWhatsApp

BAĞLAM

Katastrofik risk ile ilgili konular

KEŞFET

İlgili sözlük terimleri

Birikim riski
Tek bir olayın aynı anda çok sayıda poliçeyi tetikleyerek toplam hasarı bir araya yığma ihtimalidir.
DASK
Zorunlu Deprem Sigortası'nı yürüten Doğal Afet Sigortaları Kurumu'dur.
Reasürans
Sigorta şirketinin üstlendiği riskin bir kısmını başka bir şirkete devretmesidir; kısacası sigortacının sigortası.
Tarım sigortası
Bitkisel ürünü, seraları, hayvanları ve su ürünlerini doğal risklere karşı devlet destekli havuz üzerinden koruyan sistemdir.