AYRINTILI AÇIKLAMA
DASK nasıl çalışır?
Kapsamı bilinçli olarak dardır: depremin ve depreme bağlı yangın, infilak, tsunami ile yer kaymasının binada doğrudan yaptığı maddi zararı, açıklanan azami teminat tutarına kadar karşılar. Ev eşyası, kâr kaybı ve can kaybı kapsamda değildir; bunlar için konut poliçesindeki ek teminatlara bakılır. Kapsam dışı kalan kısımlar bilinmediği için deprem sonrasında en çok yaşanan hayal kırıklığı buradan çıkar.
Azami teminat neyin tavanı, nasıl hesaplanıyor?
Sistemin teminatı iki adımda belirlenir. Önce binanın yapı tarzına ve brüt yüzölçümüne karşılık gelen birim metrekare bedeli üzerinden bağımsız bölümün sigorta bedeli hesaplanır; sonra bu tutar, her yıl güncellenen azami teminat tavanı ile karşılaştırılır. Hesaplanan bedel tavanın üstündeyse teminat tavanda durur.
Bunun somut sonucu, geniş ve yeni yapılarda binanın yeniden yapım maliyetinin tamamının zorunlu poliçeyle karşılanamamasıdır. Tavanın üstünde kalan dilim sigortasızdır ve bu boşluğu kapatmanın yolu, konut poliçesine ek deprem teminatı almaktır. Zorunlu poliçenin dar tutulmasının sebebi cimrilik değil sistem tasarımıdır: geniş bir tabana ulaşabilmek için primin ödenebilir kalması gerekir.
Zorunluluğun yaptırımı nerede karşınıza çıkıyor?
Poliçesiz kalmanın doğrudan bir cezası kesilmez; sistem yaptırımı işlem kapılarına yerleştirmiştir. Tapu devri sırasında ve elektrik ile su aboneliği kurulurken geçerli poliçenin ibrazı aranır. Bu yüzden zorunluluk çoğu kişi için bir taşınma ya da satış anında hatırlanır ve arada geçen yıllarda poliçe yenilenmeden kalır.
İkinci ve daha ağır sonuç afet sonrasında ortaya çıkar. Yıkılan yapı için devletin sağladığı imkânlar, zorunlu sigortanın yerine geçen bir tazminat değildir; sistem tam olarak yükü hazineden alıp sigorta havuzuna aktarmak için kurulmuştur. Poliçesi bulunmayan hane, tazminat sırasında değil yardım sırasında bekler ve bu ikisinin hesabı, süresi ve kesinliği birbirinden farklıdır.
Kat mülkiyetinde ortak alanlar kimin poliçesinde?
Poliçe bina için değil bağımsız bölüm için düzenlenir, ancak teminat yalnızca dairenin duvarlarıyla sınırlı değildir. Merdiven, çatı, temel ve taşıyıcı sistem gibi ortak yerlerdeki hasar, her bağımsız bölümün poliçesine arsa payı oranında yansır. Yani bir apartmanın ortak alan zararı, ancak dairelerin tamamı sigortalıysa bütünüyle karşılanabilir.
Uygulamada en sık yaşanan kayıp buradan doğar: binada birkaç daire sigortasız olduğunda ortak alan tazminatının o paylara düşen kısmı ödenmez ve eksik kalan tutar kat maliklerinin cebinden çıkar. Bu yüzden apartman yönetimlerinin poliçe takibi, tek tek dairelerin kendi kararı olmaktan çıkıp ortak bir mali meseleye dönüşür.
Hangi yapılar sistemin dışında kalıyor?
Kapsam meskenler üzerine kuruludur. Mesken olarak inşa edilmiş bir binadaki bağımsız bölümün büro ya da ticarethane olarak kullanılması teminatı düşürmez; buna karşılık sanayi tesisleri, tamamen ticari amaçla yapılmış yapılar ve kamu binaları sistemin dışındadır. Köy yerleşim alanlarındaki yapılar da kapsam dışında tutulmuştur.
Tapuya kayıtlı olmayan ya da projesine aykırı yapılarda durum daha karışıktır; poliçe düzenlense bile hasar sonrasında yapının hukuki durumu ödemeyi tartışmalı hâle getirebilir. Kapsamın bu kadar net çizilmesi, havuzun ölçebildiği bir risk portföyü tutmasını sağlar; ölçülemeyen yapı stoku sisteme alındığında primin herkes için yükselmesi gerekirdi.
Primi belirleyen model arka planda ne yapıyor?
Aynı büyüklükteki iki daireye farklı prim çıkmasının sebebi keyfî bir fiyatlama değil, risk haritasıdır: yapının fay hatlarına uzaklığı, zemin özellikleri, yapı tarzı ve inşa yılı bir araya gelerek beklenen hasarı belirler. Bu hesap tek bir binaya değil, ülke genelindeki yapı stokunun tamamına aynı anda uygulanır.
Modelin asıl işi tek bir hasarı tahmin etmek değil, büyük bir depremde havuzun ne kadar ödemeye hazır olması gerektiğini hesaplamaktır; taşınamayan kısım reasüransla uluslararası piyasaya devredilir. T-RUPT Baş Modellemecisi Prof. Dr. Sinan Akkar, deprem modellemesinin kehanet değil bilim olduğunu bu yöntem üzerinden anlatıyor.
Sık sorulan sorular
Kiracıysam poliçeyi kim yaptırmalı?
Yükümlülük binanın malikine aittir, çünkü teminat yapının kendisi için kuruludur ve tazminat da malike ödenir. Kiracının poliçe yaptırması ödemenin ona yapılmasını sağlamaz. Buna karşılık abonelik işlemleri sırasında poliçe kiracıdan istenebildiği için, pratikte poliçenin varlığını kiracı takip eder; kendi eşyası için ise ayrı bir konut poliçesine ihtiyacı vardır.
Poliçemi yenilemeyi unuttum, deprem olursa ne olur?
Süresi dolmuş poliçe teminat vermez ve aradaki boşlukta gerçekleşen depremde ödeme yapılmaz; sonradan poliçe düzenletmek geçmişe dönük koruma sağlamaz. Yenileme tarihi geçtiyse yeni poliçe düzenlenebilir ancak kesintisiz devam eden poliçelere tanınan avantajlar kaybedilir. Yenileme takibini abonelik ya da tapu işlemine bırakmak, çoğu hanenin yıllarca korumasız kalmasının başlıca sebebidir.
Ödeme binanın tamamı için mi, benim dairem için mi hesaplanır?
Hesap bağımsız bölüm üzerinden yapılır. Hasar tespiti sonrasında dairenin gördüğü zarar, o bölümün sigorta bedeli ve teminat tavanı çerçevesinde değerlendirilir; ortak alanlardaki zarar ise arsa payı oranında eklenir. Bina tamamen yıkılmışsa ödeme, dairenin hesaplanan bedeli ile azami teminattan hangisi düşükse onun üzerinden yapılır.
Depremde eşyam da zarar gördü, bunun için ne yapmalıyım?
Eşya zararının muhatabı zorunlu sistem değil isteğe bağlı konut poliçesidir ve bu teminatın poliçede deprem için ayrıca işaretlenmiş olması gerekir. Aynı şey iş yerinde duran emtia, kiralık evdeki mobilya ve elektronik cihazlar için de geçerlidir. Deprem sonrasında en çok yaşanan hayal kırıklığı, iki poliçenin farklı işler yaptığının hasar gününde öğrenilmesidir.
