İçeriğe atla
Sitede ara
Menü

SÖZLÜK

Retrosesyon Nedir?

KISA TANIM

Reasürörün üstlendiği riskin bir kısmını başka bir reasüröre devretmesidir.

AYRINTILI AÇIKLAMA

Retrosesyon nasıl çalışır?

Riskin ikinci kez dağıtılmasıdır. Zincir şöyle işler: sigortalı riski sigorta şirketine, şirket bir bölümünü reasüröre, reasürör de bir bölümünü başka reasürörlere devreder. Böylece tek bir büyük olayın yükü dünya ölçeğinde çok sayıda bilançoya yayılır. Sistemin dayanıklılığı bu dağılımdan gelir; sıkışma da aynı zincirin daralmasıyla başlar.

Kapasiteyi kim veriyor: ikinci halkada karşı taraf

Klasik reasürans devrinde karşı taraf bir reasürans şirketidir; ikinci devirde ise alıcı her zaman bir şirket olmaz. Bu kapasitenin bir bölümü doğrudan sermaye piyasasından gelir: yatırımcılar, tanımlı bir afet gerçekleşmezse getiri elde ettikleri, gerçekleşirse anaparanın bir kısmını kaybettikleri menkul kıymetler satın alır.

Bunun sigortacılık açısından anlamı şudur: teminatın arkasındaki güvence bir şirketin gelecekteki ödeme gücü değil, baştan bir hesaba konmuş nakittir. Klasik reasürörle bu araçlar aynı havuzda yarışır; tahvil tarafındaki getiri beklentisi değiştiğinde afet teminatının fiyatı da değişir.

Spiral: aynı riskin dönüp aynı bilançoya gelmesi

Devir zincirin uzamasını sağlar, ama zincir kapalı bir halkaya dönüşürse tehlikeli bir şey olur. A şirketi riski B'ye, B bir bölümünü C'ye, C de farkında olmadan aynı riskin bir parçasını A'ya devredebilir. Büyük bir olay gerçekleştiğinde aynı hasar aynı bilançoya birkaç kez çarpar.

Sigortacılık tarihindeki büyük sıkışmaların bir bölümü doğrudan bu döngüden çıktı. Bugün buna karşı alınan önlem devri yasaklamak değil, zincirin izlenebilir tutulmasıdır: hangi işin kaç kez el değiştirdiğini ve nihai maruziyetin nerede biriktiğini görebilmek. Ölçülemeyen kısım birikim riskinin en sinsi biçimidir.

Teminatlandırılmış yapı ile teminatsızın farkı

İki tür karşımıza çıkar. Birincisinde karşı taraf bir şirkettir ve ödeme vaadi onun mali gücüne dayanır. İkincisinde sözleşme tutarının tamamı baştan ayrı bir hesapta bloke edilir; olay gerçekleşirse ödeme oradan çıkar, gerçekleşmezse para sahibine döner.

Bloke edilmiş yapı tahsil riskini neredeyse sıfırlar, ama sermayeyi bağladığı için pahalıdır ve genellikle tek bir yılı, tek bir olay tanımını kapsar. Şirketin çoğu zaman ihtiyacı olan şey ise ilişkinin sürekliliğidir: kötü bir yılın ardından da masada kalacak bir karşı taraf. Reasürans brokeri Erhan Ergüneş, yurt dışındaki dev müteahhitlik projelerinin teminatını kurarken bu kapasitenin nereden bulunduğunu anlatıyor.

En uçtaki fiyat zincirin başına nasıl iniyor?

Fiyat arttığında bunu ilk hisseden taraf reasürördür; kendi korumasının maliyeti yükselince sigorta şirketlerine verdiği kapasitenin fiyatını yükseltir, sigorta şirketi de bunu poliçeye yansıtır. Aktarım üç adımda tamamlanır ve her adımda bir yenileme dönemi kadar gecikebilir.

Aktarım yalnızca fiyat olarak da gelmez. Zincirin ucunda bir riziko kapsam dışına çıkarıldıysa aynı istisna aşağıya doğru inerek sonunda bir işletmenin poliçesindeki özel şart olarak görünür. Sigortalının hiç duymadığı bir pazarlığın izini taşıyan satır çoğu zaman budur.

Sedan şirket riskinin nereye gittiğini görebiliyor mu?

Sigorta şirketi kendi karşı tarafını seçer, ama onun riski kime devrettiğini görmez. Zincirin ikinci halkasından sonrası, sözleşmenin tarafı olmayan hiç kimse için şeffaf değildir.

Bunun pratik sonucu, tek tek sağlam görünen karşı tarafların topluca aynı yere bağlı olabilmesidir: farklı isimlerle çalışan üç şirket, korumasını aynı sağlayıcıdan almış olabilir. Denetimin ısrarla sorduğu ölçüm de budur; teminat veren isim sayısı değil, ödemenin nihayetinde kaç ayrı kaynaktan çıkacağı.

Zincir uzasa da sigortalının muhatabı değişmiyor

Risk kaç kez el değiştirirse değiştirsin, poliçeden doğan borcun sahibi baştaki sigorta şirketidir. Sigortalının zincirdeki hiçbir halkayla sözleşmesi yoktur ve hiçbirinden doğrudan talepte bulunamaz; talebini kendi şirketine yöneltir.

Yine de zincirin sağlığı sigortalıyı dolaylı ama gerçek biçimde ilgilendirir: zincir tıkandığında hak ortadan kalkmaz, şirketin ödeme gücü zorlanır. Aon Sigorta ve Reasürans Brokerliği Eş CEO'su Selda Oknas Tanbay, risklerin iç içe geçmesini tam bu bağlantılılık üzerinden anlatıyor.

Sık sorulan sorular

Sigortalı olarak bu zincir beni neden ilgilendirsin?

Zincirde doğrudan bir hakkınız doğmaz, ama fiyatınız ve teminatınızın kapsamı orada belirlenir. Deprem gibi teminatlarda ödediğiniz primin önemli bir bölümü en uçtaki kapasitenin bedelidir. Zincir daraldığında bunu önce muafiyetin yükselmesi, ardından bazı teminatların poliçeden çıkması olarak görürsünüz.

Zincirin uzunluğunun bir sınırı var mı?

Hukuken bir sınır yoktur; her devir yeni ve bağımsız bir sözleşmedir. Uygulamadaki sınır maliyettir: her halka kendi komisyonunu ve kâr beklentisini fiyata eklediği için çok uzayan bir zincir ekonomik olmaktan çıkar. İkinci sınır izlenebilirliktir, çünkü görülemeyen bir maruziyet ölçülemediği için doğru fiyatlanamaz.

Afet tahvili almak sigorta yaptırmak mıdır?

Tam tersidir. Bu araçları satın alan yatırımcı teminat almaz, teminat satar: karşılığında getiri elde eder ve tanımlı olay gerçekleşirse anaparanın bir bölümünü kaybeder. Ödeme çoğu zaman gerçekleşen zarara değil önceden yazılmış bir eşiğe bağlandığı için yapı, bu yönüyle parametrik sigortaya benzer.

Kapasite daralınca hangi işler önce etkileniyor?

İlk sırada katastrofik risk taşıyan teminatlar gelir: deprem, sel, fırtına ve büyük sanayi tesisleri. Bunlarda önce limit düşer, muafiyet yükselir, sonra bazı bölgelerde teminat bulmak zorlaşır. Sıradan bir konut ya da araç poliçesinde etki daha geç ve daha yumuşak hissedilir.

LinkedInXWhatsApp

BAĞLAM

Retrosesyon ile ilgili konular

KEŞFET

İlgili sözlük terimleri

Reasürans
Sigorta şirketinin üstlendiği riskin bir kısmını başka bir şirkete devretmesidir; kısacası sigortacının sigortası.
Birikim riski
Tek bir olayın aynı anda çok sayıda poliçeyi tetikleyerek toplam hasarı bir araya yığma ihtimalidir.