AYRINTILI AÇIKLAMA
Alacak sigortası nasıl çalışır?
Ticaretin en sessiz riski tahsilattır: mal teslim edilir, fatura kesilir, ödeme gelmez. Alacak sigortası bu riski devralır ama işleyişi klasik bir poliçeden farklıdır. Sigortacı her alıcı için ayrı bir kredi limiti belirler ve teminat yalnız o limit içindeki satışlar için geçerlidir; limit dışı satış sigortasızdır.
Tazminatın ötesinde ne sağlar?
Poliçe genellikle cironun tamamını kapsar, tek bir riskli müşteri seçilerek sigortalanamaz. Asıl değeri tazminattan önce gelir: sigortacı alıcıların ödeme davranışını izlediği için, limitin düşürülmesi satıcı için erken bir uyarı sinyalidir.
Sigortalı payı ve bekleme süresi: ödeme neden vadenin ertesi günü gelmiyor
Poliçe ödemeyi iki kademede geciktirir ve ikisi de tasarımın parçasıdır. Birincisi bekleme süresidir: fatura vadesinde ödenmediğinde tazminat hemen doğmaz, tanımlı bir süre boyunca tahsilat girişimi sürer. İkincisi sigortalı payıdır; zararın belirli bir yüzdesi her dosyada satıcının üzerinde kalır.
Payın işlevi motor ve konut branşındaki muafiyet ile aynıdır: satıcının kredi kararını dikkatli vermesini sağlar. Riskin tamamı devredilebilseydi kime ve hangi vadeyle satılacağı sorusu anlamını yitirirdi. Bu ürün riski ortadan kaldırmaz, paylaşır.
Vade uzatma ve ihbar süreleri: poliçeyi bozan en yaygın hata
Alıcı ödemeyi geciktirdiğinde satıcının ilk refleksi ticari ilişkiyi korumak, yani vadeyi sessizce uzatmaktır. Poliçe açısından bu, riskin sigortacıya haber verilmeden büyütülmesidir ve teminatı tartışmalı hâle getirir.
Sözleşme bu yüzden iki takvim işletir: gecikmenin bildirilmesi gereken süre ve yasal takibe geçilmesi gereken süre. Ticari mantıkla poliçe mantığının çatıştığı yer burasıdır; ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinde ödeme reddedilebilir, üstelik alacak hâlâ tahsil edilebilir durumdayken.
Tahsilat servisi tazminattan önce geliyor
Sigortacının ilk hedefi ödeme yapmak değil alacağı tahsil etmektir; çoğu sözleşme bu iş için kendi ağını devreye sokar. Yurt içinde ve alıcının bulunduğu ülkede yürütülen takip, tek bir satıcının kendi başına kuramayacağı bir yapıdır.
Tazminat ödendikten sonra takip sigortacının üzerinden sürer, çünkü ödemeyi yapan taraf sigortalının haklarına girer; rücu mekanizması burada işler. Satıcı açısından sonuç şudur: muhasebe kaydının kapanması, tahsilat çabasının bittiği anlamına gelmez.
İhracatta alıcı riskiyle ülke riski ayrılıyor
Sınır ötesi satışta iki farklı risk üst üste biner. Alıcı ödeme gücünü kaybedebilir; bu ticari risktir. Ya da alıcı ödemeye hazır olduğu hâlde döviz transferi durdurulur, ithalat kısıtlanır veya siyasi bir karar ödemeyi imkânsız kılar; bu politik risktir ve poliçede ayrıca ele alınır.
İkisinin ayrılması hem fiyatı hem kapasiteyi belirler: aynı alıcı iki farklı ülkede aynı limitle değerlendirilmez. Ticaretin yaptırım ve çatışma başlıklarıyla kesiştiği yerde devreye giren teminatları IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Genel Müdür Yardımcısı Doğan Zorlu, politik risk teminatları üzerinden anlatıyor.
Sigortalı alacak finansmanda teminata dönüşüyor
Ürünün az konuşulan işlevi bilanço tarafındadır. Sigortalanmış bir alacak, bankanın gözünde daha düşük riskli bir varlıktır; bu yüzden poliçe temlik edilerek kredi ya da faktoring maliyetini düşürmekte kullanılır.
Sonucu şudur: ürün yalnızca tahsil edilemeyen faturayı karşılamaz, faturanın tahsil edilmeden nakde çevrilmesini de kolaylaştırır. Atradius Türkiye CEO'su Taner Işık, tahsilat riskinin nasıl yönetildiğini ayrıntılandırıyor.
Ciro beyanı ve dönem sonu prim düzeltmesi
Prim, poliçe başında beyan edilen tahmini ciro üzerinden alınır; gerçekleşen satış tutarı dönem içinde düzenli olarak bildirilir. Dönem sonunda beyanla gerçekleşme karşılaştırılır ve aradaki fark primde düzeltme olarak yansır.
Mekanizmanın iki sonucu vardır. Cironun eksik bildirilmesi maliyeti düşürmez, teminatı zedeler; bildirilmemiş satışlar kapsam dışında kalabilir. Beklenenin altında kalan bir yılda ise sigortacı çoğu zaman asgari bir prim tutarını korur, yani poliçenin bir taban maliyeti vardır.
Sık sorulan sorular
Limiti reddedilen bir müşteriye satış yapmalı mıyım?
Karar satıcınındır ama sinyal önemsenmelidir: sigortacı o alıcıyı yakından izlediği için limit reddi, ödeme davranışında bir sorun görüldüğü anlamına gelir. Satış yine de yapılacaksa peşin, teminatlı ya da kısa vadeli bir yapı kurmak gerekir, çünkü o satış sigortasızdır. Poliçenin en çok değer ürettiği an tazminat ödediği an değil, bu uyarıyı verdiği andır.
Yalnızca iflas hâlinde mi ödeme yapılıyor?
Hayır; sözleşmelerin çoğu iflasın yanında uzayan temerrüdü de kapsar, yani alıcı resmen iflas etmese bile tanımlı süre boyunca ödememişse dosya işler. İki durumun usulü farklıdır: iflasta alacağın kaydı, temerrütte ise sürelerin ve tahsilat girişimlerinin belgelenmesi istenir. Hangisinin geçerli olduğu poliçenin teminat tanımında yazılıdır.
Küçük bir işletme için uygun mu?
Uygunluğu ciro büyüklüğünden çok müşteri yapısına bağlıdır: alacağın az sayıda alıcıda toplandığı bir işletmede tek bir tahsilat sorunu şirketi durdurabilir, dolayısıyla ihtiyaç daha büyüktür. Buna karşılık bütün ciroyu kapsama kuralı küçük ölçekte primi hissedilir hâle getirebilir. Karar, en büyük iki alıcının kaybının işletmeye maliyeti hesaplanarak verilir.
Kefalet sigortasından farkı nedir?
İkisi de bir ödemenin yapılmamasına karşı koruma sağlar ama korunan taraf ve konu farklıdır. Burada satıcı kendi tahsilatını güvenceye alır; kefalet sigortasında ise bir yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde alacaklıya ödeme yapılır ve sigortacı ödediği tutarı asıl borçludan geri ister.
