AYRINTILI AÇIKLAMA
Hasar prim oranı nasıl çalışır?
Sektörün sağlığına bakılan ilk göstergedir. Oran %70 ise, toplanan her 100 liralık primin 70 lirası hasara gitmiş demektir. Kalanın komisyon, işletme gideri ve kâr için yeterli olup olmadığını görmek için üzerine masraf oranı eklenir; çıkan toplam %100'ü aşıyorsa teknik olarak zarar edilmiş demektir. Bir branşta fiyatların neden arttığını anlamak için önce bu orana bakılır.
Hangi hasar, hangi prim? Tanımlar oranı değiştiriyor
Aynı şirket için farklı hasar prim oranları hesaplanabilir ve fark tanımdan doğar. Payda: yazılan prim mi, kazanılmış prim mi? Yazılan prim dönemde düzenlenen bütün poliçelerin primidir; kazanılmış prim ise yalnızca dönem içinde fiilen geçen süreye düşen kısımdır. Hızlı büyüyen bir portföyde iki rakam belirgin biçimde ayrışır.
Pay tarafında da benzer bir ayrım vardır: yalnızca ödenen hasarlar mı, yoksa ödenenlere ek olarak dönem sonunda açık duran dosyalar için ayrılan karşılıklar da dahil mi? İkincisi gerçekliğe daha yakındır ama tahmine dayanır. Bir oranı yorumlamadan önce hangi tanımla hesaplandığını bilmek gerekir.
Oranın branşlar arası karşılaştırması neden yanıltıcı?
Branşların maliyet yapıları birbirinden çok farklıdır. Dağıtım maliyeti yüksek, küçük primli bireysel ürünlerde hasar oranının düşük olması gerekir; aksi hâlde masraflar karşılanamaz. Buna karşılık büyük primli kurumsal işlerde masraf payı görece küçüktür ve daha yüksek bir hasar oranı sürdürülebilir olabilir.
İkinci fark hasarın olgunlaşma süresidir. Motor branşında dosyalar hızlı kapanır ve oran kısa sürede gerçeğe yaklaşır. Sorumluluk ve bedeni hasar branşlarında ise dosyalar yıllara yayılır; bir yılın oranı ilk açıklandığında iyimser görünüp yıllar içinde yükselebilir. Bu yüzden uzun kuyruklu branşlarda tek yılın oranı bir sonuç değil, bir ara ölçümdür.
Sigortalı bu oranı neden bilsin?
Oran, fiyat hareketlerinin habercisidir. Bir branşta hasar oranı sürekli yükseliyorsa, o branşta yenileme primlerinin artacağını, muafiyetlerin yükseleceğini ve bazı teminatların daralacağını beklemek gerçekçidir. Bu bilgi, uzun vadeli poliçe kararlarını ve yenileme zamanlamasını etkiler.
İkinci kullanım kurumsal taraftadır. Büyük müşterilerde fiyat, portföy ortalamasından çok o müşterinin kendi hasar deneyimine göre belirlenir. Kendi hasar prim oranını takip eden bir şirket, yenileme görüşmesine sayısal bir argümanla girer: risk azaltıcı yatırımların oranı nasıl düşürdüğünü gösterebilir.
Sık sorulan sorular
Hasar prim oranı yüzde yüzü geçerse şirket zarar mı eder?
Teknik olarak evet ve fazlasıyla: oran yüzde yüze ulaştığında toplanan primin tamamı hasara gitmiş, masraflar için hiçbir şey kalmamış demektir. Zarar aslında çok daha erken başlar, çünkü primin bir kısmı komisyon ve işletme giderine ayrılmalıdır. Bu yüzden teknik kârlılığı ölçmek için hasar oranına masraf oranı eklenerek kombine oran hesaplanır.
Kendi hasar prim oranımı hesaplayabilir miyim?
Kurumsal poliçelerde evet ve yararlıdır: ödenen primlerin toplamı ile alınan tazminatların toplamı karşılaştırılır. Birkaç yıllık bir seri, sigortacının sizi nasıl gördüğünü gösterir ve yenileme görüşmesinde kullanılabilir. Oranı düşük olan bir müşteri, bunu belgeleyerek daha iyi şart talep edebilir.
Oranın düşük olması poliçemin ucuzlayacağı anlamına mı gelir?
Doğrudan ve otomatik değil. Fiyat, sizin deneyiminizin yanında portföy genelindeki eğilime, enflasyona, onarım maliyetlerine ve reasürans maliyetine de bağlıdır. Yine de düşük bir hasar oranı, yenileme görüşmesinde en güçlü sayısal argümandır ve talep edilmediği sürece kendiliğinden fiyata yansımayabilir.