KONU REHBERİ
Üç ayrı poliçe, üç ayrı menfaat
Bir yükün yolculuğunda birbirini gereksiz kılmayan üç ayrı sigorta vardır. Emtia nakliyat poliçesi malın kendisini korur ve menfaat sahibi mal sahibidir. Tekne sigortası taşıyan aracı, yani gemiyi korur; menfaat sahibi armatördür. Taşıyıcı sorumluluk sigortası ise nakliyecinin yüke karşı doğan hukuki sorumluluğunu karşılar ve menfaat sahibi taşıyıcıdır.
Bu ayrımın pratik sonucu şudur: taşıyıcının sorumluluk sigortası bulunması, mal sahibinin yükünün tam olarak güvence altında olduğu anlamına gelmez. Taşıyıcı sorumluluğu uluslararası taşıma sözleşmeleriyle sınırlandırılmıştır ve bu sınır çoğu zaman malın gerçek değerinin altındadır. Yükün tam değerinden korunması, mal sahibinin kendi emtia poliçesiyle mümkün olur.
- Emtia nakliyat: taşınan malı korur; poliçeyi mal sahibi ya da satış şartına göre alıcı yaptırır.
- Tekne: gemiyi ve makinesini korur; armatörün menfaatine kurulur.
- Taşıyıcı sorumluluğu: nakliyecinin yüke karşı hukuki sorumluluğunu karşılar; teminat, taşıma mevzuatındaki sorumluluk sınırıyla çerçevelenir.
Teminat kapsamı nasıl çiziliyor?
Nakliyat sigortasında teminatın genişliği, poliçeye eklenen uluslararası kloz setleriyle belirlenir. En geniş setler, istisna edilenler dışındaki bütün rizikoları kapsayacak biçimde kurulur; daha dar setler ise yalnızca tek tek sayılan olayları teminat altına alır — çarpışma, karaya oturma, yangın gibi. Aradaki fark hasar gününde ödeme çıkıp çıkmamasını belirleyebilir.
Sigortalının bu kısımda sorması gereken tek soru, teminatın adı değil kapsamıdır: yükün ıslanması, çalınması, kırılması ve gecikmeden doğan zarar bu poliçede var mı? Malın cinsi de belirleyicidir — kırılabilir, bozulabilir ya da sıcaklığa duyarlı yükler için ek koşullar ve ambalaj şartları poliçeye yazılır. Ambalaj şartına uyulmaması, hasar gününde en sık karşılaşılan ret gerekçelerinden biridir.
Liman: risk yoğunlaşmasının adı
Liman, yalnızca gemilerin yanaştığı yer değildir. Vinçler, açık ve kapalı depolar, tehlikeli madde sahaları, gümrük süreçleri ve giderek daha fazla dijitalleşen operasyon sistemleri aynı alanda iç içe geçer. Bunun sigortacılıktaki karşılığı yoğunlaşmadır: tek bir yangın, fırtına ya da operasyonel arıza, aynı anda çok sayıda farklı menfaati birden etkileyebilir.
Yoğunlaşma listesine dijitalleşmeyle birlikte bir kalem daha eklendi. Liman operasyonu yazılım sistemlerine bağlı hâle geldikçe, bir siber olay fiziksel bir hasar olmadan da operasyonu durdurabiliyor. Bu, klasik nakliyat poliçesinin değil ayrı bir teminatın konusudur ve iki poliçe arasındaki sınırın baştan çizilmesi gerekir.
Yük yolculuğa çıkmadan önce netleşmesi gerekenler
Nakliyat dosyalarındaki tartışmaların büyük kısmı, hasardan çok önce alınmamış kararlardan doğar. Aşağıdaki dört başlık sevkiyat öncesinde netleştiğinde, hasar dosyası büyük ölçüde kendini çözer.
- Satış şartına göre riskin hangi noktada alıcıya geçtiği ve poliçeyi hangi tarafın yaptıracağı.
- Teminatın geniş mi yoksa sayılan rizikolarla sınırlı mı olduğu; yükün cinsine özel istisnalar.
- Ambalaj ve istifleme şartları ile bunların hangi tarafın sorumluluğunda olduğu.
- Aktarma, depolama ve bekleme sürelerinin teminat kapsamına dahil olup olmadığı.
Arşivden nereden başlamalı?
Limanın bir risk yoğunlaşması olarak nasıl yönetildiğini liman risk yönetimini anlatan bölüm ele alıyor. Yük ve deniz sigortalarının brokerlik tarafındaki işleyişini yük ve deniz sigortalarını konuşan bölümden izleyebilirsiniz.
Tekne tarafındaki bir hasar dosyasının nasıl karmaşıklaşabildiğini görmek için kayıp bir teknenin dosyasını anlatan bölüm somut bir örnek sunuyor.


